She wants to settle down and have children.
- O yerleşmek ve çocuk sahibi olmak istiyor.
Tom is ready to settle down and start a family.
- Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.
She wanted to settle down with him in Arkhangelsk.
- O, Arkhangelsk'te onunla yerleşmek istiyordu.
She wants to settle down and have children.
- O yerleşmek ve çocuk sahibi olmak istiyor.
She wanted to settle down with him in Arkhangelsk.
- O, Arkhangelsk'te onunla yerleşmek istiyordu.
Tom is ready to settle down and start a family.
- Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.
Tom refused to settle down.
- Tom yerleşmeyi reddetti.
He settled down in his armchair to listen to the music.
- O, müzik dinlemek için koltuğuna yerleşti.
We moved into this house last month. We will settle down soon.
- Bu eve geçen ay taşındık. Yakında yerleşeceğiz.
Tom is ready to settle down and start a family.
- Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.
They settled in Japan.
- Onlar Japonya'da yerleştiler.
He settled down in his native country.
- Anavatanına yerleşti.
They decided to settle in a suburb of London.
- Londra'nın bir banliyösüne yerleşmeye karar verdiler.
They are planning to settle in New Zealand.
- Yeni Zelandaya yerleşmeyi planlıyorlar.
Tom and Mary live in a quiet residential neighborhood.
- Tom ve Mary sessiz bir yerleşim bölgesinde yaşıyorlar.
This residential area is comfortable to live in.
- Bu yerleşim alanı yaşamak için rahat.