The United States had won the race to the moon.
- Amerika Birleşik Devletleri, aya yarışı kazandı.
One hundred and fifty people entered the marathon race.
- Yüz elli kişi maraton yarışına girdi.
A fast child may win the race, but even a slow child can compete.
- Hızlı bir çocuk yarışı kazanabilir fakat yavaş bir çocuk bile yarışabilir.
Only four horses competed in the race.
- Sadece dört at yarışta yarıştı.
The wrestler had his right leg broken in a bout.
- Bir yarışmada güreşçinin sağ bacağı kırıldı.
Nobody can compete with that.
- Hiç kimse onunla yarışamaz.
We can't compete with that.
- Biz onunla yarışamayız.
Are you going to take part in the contest?
- Yarışmaya katılacak mısınız?
Many students took part in the contest.
- Çok sayıda öğrenci yarışmaya katıldı.
What did the racing driver say?
- Otomobil yarışçısı ne dedi?
Boats were racing last night.
- Tekneler dün gece yarışıyorlardı.
He watched the horse race with his binoculars.
- O dürbünüyle at yarışı izledi.
Have you ever gone to see a horse race?
- Hiç bir at yarışı görmeye gittin mi?
I enjoy watching dog racing.
- Köpek yarışını izlemekten hoşlanırım.
I was exhausted after running the race.
- Yarışta koştuktan sonra bitkindim.
Having run the race, Jane had two glasses of barley tea.
- Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.