The production has visual appeal for the audience.
- Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.
I value handmade things.
- El yapımı şeylere değer veriyorum.
Tom and Mary bought a handmade rug.
- Tom ve Mary el yapımı bir halı aldı.
The production has visual appeal for the audience.
- Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.
Tom is a model maker.
- Tom bir maket yapımcısıdır.
I think Tom's homemade cookies are better than the ones Mary makes.
- Sanırım Tom'un ev yapımı kurabiyeleri Mary'nin yaptıklarından daha iyi.
The building is under construction.
- Bina yapım aşamasındadır.
A new school building is under construction.
- Yeni bir okul binası yapım aşamasında.
Movie making is an exciting job.
- Film yapımı heyecan verici bir iştir.
My mother gave me a pair of gloves of her own making.
- Annem bana kendi yapımı bir çift eldiven verdi.
The bridge is under construction.
- Köprü yapım aşamasındadır.
The house is now under construction.
- Ev şimdi yapım aşamasında.
When's the last time you ate homemade cookies?
- En son ne zaman ev yapımı kurabiye yedin?
That old man had been making homemade whiskey for fifty years.
- O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.