I don't like fatty foods.
- Yağlı yiyecekleri sevmiyorum.
You shouldn't eat fatty foods.
- Yağlı yiyecekler yememelisin.
I didn't eat all the fries because they were too oily.
- Çok yağlı oldukları için tüm kızartmaları yemedim.
I hate when my hands get too oily and messy.
- Ellerim çok yağlı ve pis olduğunda nefret ederim.
I don't like a fat diet.
- Yağlı bir diyeti sevmiyorum.
Does your diet have too much fat?
- Diyetin çok fazla yağlı mıdır?
What is that greasy stuff on your shirt?
- Gömleğindeki o yağlı şey nedir?
His sleeve touched the greasy pan.
- Onun kolu yağlı tavaya dokundu.
Oil and water don't blend.
- Su ve yağ birbirine karışmaz.
Give me the metal bucket with the oil in it.
- Bana içinde yağ olan metal kovayı ver.
I don't like a fat diet.
- Yağlı bir diyeti sevmiyorum.
You had better cut out the fat.
- Yağı kesip çıkarsan iyi olur.
The machine was clogged with grease.
- Makine, yağdan tıkanmış.
The old Italian oil painting was never exhibited in public.
- Eski İtalyan yağlı boya resim hiç halkın içinde sergilenmedi.
This oil painting dates from the 17th century.
- Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.
Flattery won't get you anything.
- Yağcılık sana hiçbir şey getirmeyecek.
Imitation is the sincerest form of flattery.
- Taklit en samimi yağcılık biçimidir.
I didn't eat all the fries because they were too oily.
- Çok yağlı oldukları için tüm kızartmaları yemedim.
I hate when my hands get too oily and messy.
- Ellerim çok yağlı ve pis olduğunda nefret ederim.