Şelalenin altında çıplak duran bir adam gördüm.
- I saw a man standing naked under the waterfall.
Tom bir şelaleye yakın bir kamarada yaşıyor.
- Tom lives alone in a small cabin near a waterfall.
Şelalenin altında çıplak duran bir adam gördüm.
- I saw a man standing naked under the waterfall.
Ülkenizde şelâleler var mı?
- Are there waterfalls in your country?
Her yaz köye giderim.
- I go to the country every summer.
Yazın, güney İspanya'da hava çok sıcaktır.
- In the summer it's very hot in southern Spain.
Yazla ilgili en kötü şey sıcaklık.
- The worst thing about summer is the heat.
Mary kolsuz bir yazlık elbise giyiyordu.
- Mary was wearing a sleeveless summer dress.
O, zamanın çoğunu yazlık evinde geçirdi.
- He spent most of the time at his summer home.