unverehelicht

listen to the pronunciation of unverehelicht
Немецкий Язык - Турецкий язык
evienmemis
Английский Язык - Турецкий язык

Определение unverehelicht в Английский Язык Турецкий язык словарь

unmarried
bekar

Tom tüm yaşamı boyunca bekar kaldı. - Tom remained unmarried all his life.

Onun bekar olduğunu duymaktan dolayı mutluyum. - I'm glad to hear that she is unmarried.

unmarried
subay
unmarried
boydak
unwed
evlenmemiş
unmarried
evli olmayan
unmarried
{s} evlenmemiş

Tom ve Mary'nin birçok evlenmemiş arkadaşları var. - Tom and Mary have many unmarried friends.

unmarried
ev lenmemiş
unmarried
{s} bekâr

Bildiğim kadarıyla, o hâlâ bekâr. - So far as I know, she is still unmarried.

Onun bekar olduğunu duymaktan dolayı mutluyum. - I'm glad to hear that she is unmarried.

unwed
dünya evine girmemiş
unwed
{s} bekâr
unwedded
evlenmemiş
unwedded
bekâr
Немецкий Язык - Английский Язык
unwed
unwedded
unmarried