Onun uşakları bile onu küçümsedi.
- Even his servants despised him.
Refah içinde yaşayan insanları küçümsedi.
- He despised those who lived on welfare.
Fred benden nefret ettiğini söyleyecek kadar uzağa gitti.
- Fred went so far as to say that he had hated me.
O, kocasından nefret etti.
- She hated her husband.