O, oğlunu varlıklı bir adam yaptı.
- He made his son a wealthy man.
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.
- Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Zenginlik için fazla arzum yok.
- I don't have much desire for wealth.
Onların büyük zenginliklerine rağmen, onlar mutlu değil.
- Despite their great wealth, they are not happy.
Bana babamın servetinden küçük bir pay verildi.
- I was given a minor share of my father's wealth.
Serveti nedeniyle, o, o kulübün bir üyesi olabildi.
- Because of his wealth, he was able to become a member of that club.
Sami'nin net serveti milyonlarca idi.
- Sami's net worth was in the multi-millions.
Leyla'nın net serveti on milyon dolardır.
- Layla's net worth is estimated at ten million dollars.