to leap; to bound; to jump; to spring

listen to the pronunciation of to leap; to bound; to jump; to spring
Английский Язык - Турецкий язык

Определение to leap; to bound; to jump; to spring в Английский Язык Турецкий язык словарь

vault
{f} atlamak
vault
{i} (yeraltında) kemerli mezar odası
vault
{i} kasa

Dan kasa dairesine girdi ve milyonlarca dolar çaldı. - Dan broke into the vault and stole millions of dollars.

vault
{i} mezar
vault
{i} yüksek atlama
vault
mahsen
vault
üstünden atlamak
vault
kümbet
vault
{i} kasa dairesi

Dan kasa dairesine girdi ve milyonlarca dolar çaldı. - Dan broke into the vault and stole millions of dollars.

vault
yeraltı mezarı
vault
kubbe
vault
{i} üstünden atlama
vault
atlama

Brezilyalı atlet Thiago Da Silva, Olimpiyat sırıkla atlama altın madalyasını kazandı ve bir olimpiyat rekoru kırdı. - The Brazilian athlete Thiago Da Silva won the Olympic pole vault gold medal and set an Olympic record.

Sırıkla atlamacı, yedi feetten fazla atladı. - The pole vaulter jumped more than seven feet.

vault
üzerinden atlamak
vault
üstünden atla(mak)
vault
{f} tonozla örtmek
vault
(Tıp) Kubbe veya kemer şeklinde organ
vault
(Tıp) Kemer, kubbe
vault
{i} atlama, atlayış
vault
{i} sıçrama
Английский Язык - Английский Язык
vault
to leap; to bound; to jump; to spring
Избранное