O, oğluyla birlikte bir uçurtma uçurdu.
- He flew a kite with his son.
O, uçurtmaları uçurmada iyidir.
- He's good at flying kites.
Mary göbek deliğini deldirmek istiyor.
- Mary wants to get her belly button pierced.
O bir göbek dansçısı.
- She's a belly dancer.
Gözlerin midenden daha büyük olmamalı.
- You shouldn't have your eyes bigger than your belly.
Midesi dolu olan bir insan kimsenin aç olduğunu düşünmez.
- A man with a full belly thinks no one is hungry.
Adama karnından vurdum.
- I hit the man on the belly.
Tom gömleğini yukarı kaldırdı ve karnını açtı.
- Tom lifted up his shirt and exposed his belly.
... LET'S BELLY UP! ...