struck or filled with awe

listen to the pronunciation of struck or filled with awe
Английский Язык - Турецкий язык

Определение struck or filled with awe в Английский Язык Турецкий язык словарь

awful
{s} berbat

Dün berbat bir kaza oldu. - An awful accident happened yesterday.

O şarkıcının berbat bir sesi var. - That singer has an awful voice.

awful
dehşet verici
awful
{s} çok kötü

Çok kötü görünüyorsun. Ne oldu? - You look awful. What happened?

Geçen yaz çok kötüydü. - Last summer was awful.

awful
{s} k.dili. çok fazla, pek çok: That'll take an awful lot of work. O çok iş ister
awful
(Argo) bombok
awful
çok fena
awful
rezalet
awful
{s} korkunç

O, korkunç bir gündü. - That was an awful day.

Burada çok az mağaza var ve sinema da korkunç. - There are very few shops and the cinema is awful.

awful
{s} oldukça büyük
awful
çok

Tom çok yorgun görünüyor. - Tom does seem awfully tired.

Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor. - That looks like an awful lot for two people.

awful
dili heybetli
awful
iri awfully
awful
rezil
awful
müthiş

Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor. - A certain someone is being awfully fragile today.

Onun konuşması müthiş sıkıcıydı. - His speech got awfully boring.

awful
sunturlu
Английский Язык - Английский Язык
awful
struck or filled with awe

    Турецкое произношение

    strʌk ır fîld wîdh ô

    Произношение

    /ˈstrək ər ˈfəld wəᴛʜ ˈô/ /ˈstrʌk ɜr ˈfɪld wɪð ˈɔː/
Избранное