O zaman, ben korkunç halüsinasyonlar görürdüm.
- At that time, I used to have terrifying hallucinations.
Hasta halüsinasyonlardan sıkıntı çekiyor.
- The patient suffers from hallucinations.
Senin düşmanların sadece bir yanılsama.
- Your enemies are just an illusion.
Burada bir görsel yanılsama var. Küpe baktığını düşünüyorsun ama gerçekte ekrana bakıyorsun.
- Here's an optical illusion: you think you are looking at a cube, but in fact you are looking at the screen.
Her şey sadece bir göz aldanması.
- Everything is just an illusion.
Her şey bir hayalden ibaret.
- Everything is just an illusion.
İnsanlar dişleri olmadan, saçları olmadan, hayalleri olmadan doğarlar. Ve aynı şekilde ölürler: dişleri olmadan, saçları olmadan ve hayalleri olmadan.
- Man is born without teeth, without hair, and without illusions. And he dies the same way: without teeth, without hair, and without illusions.