Öncelikle, mutluluk para ile ilgilidir.
- Firstly, happiness is related to money.
Keseli sıçanlar, fareler ile ilgili değildir.
- Opossums aren't related to rats.
Bir ülke tarafından üretilen kağıt miktarı onun kültürel standartlarıyla yakından ilişkilidir.
- The amount of paper produced by a country is closely related to its cultural standards.
Salatalık, karpuzla ilişkilidir.
- A cucumber is related to a watermelon.
İngilizce ve Almanca iki ilgili dildir.
- English and German are two related languages.
Bilgisayarlarla ilgili iş yaparım.
- I do work related to computers.
Gerçekten ilişkiniz var mı?
- Are you guys really related?
Müzik ve ses çok ilişkilidir.
- Music and sound are very related.
Rusçada okşamak, sevgi ile bayağı gelincik sözcükleri eşsesli ve muhtemelen etimolojik olarak ilişkilidirler.
- In Russian, the words for caress, endearment and least weasel are homonymous and possibly related etymologically.
Onunla akraba mısınız?
- Are you related to him?
O, aile ile akrabadır.
- He is related to the family.
Tom'la nasıl ilişki kuruyorsun?
- How are you related to Tom?
Kimlik yere bağlıdır.
- The identity is related to the place.
Bu iki şey alakalı değil.
- Those two things aren't related.
Eski İtalyan para birimi liretti ve sembolü ₤ idi. Liret Türk lirasıyla alâkalı değildir.
- The former Italian currency was the lira and its symbol was ₤. It's not related to the Turkish lira.
Everyone is related to their parents.
Gun-related crime.
... this list of places are related to Santa Cruz. ...
... one of the great tragedies related to violence in our society which has occurred during this ...