Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
- I need a little more time to prepare.
Olacak şeye Tom'u hazırlamak için elimizden geleni yaptık.
- We did our best to prepare Tom for what was going to happen.
Yolculuk için hazırlıklarını tamamladın mı?
- Have you finished your preparations for the trip?
Yaz tatiline hazırlık için ne kadar para biriktirildi?
- How much money was saved in preparation for the summer vacation?
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.
- It will take me no less than 10 hours to prepare for the exam.
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.
- He had time to prepare his men for battle.
En kötüsü için hazırlanmalısın.
- You should prepare for the worst.
Aşçı her gün farklı yemekler hazırlar.
- The cook prepares different dishes every day.
Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
- I need a little more time to prepare.
Onun için hazırlık yapmak zorundayız.
- We have to prepare for that.
Onu yapmak için hazır değilim.
- I'm not prepared to do that.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.
- In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
Hazırlanma eksikliği nedeniyle başarısız olduk.
- We failed due to a lack of preparation.
Biz daha iyi hazırlık yapmak istiyoruz.
- We'd better make preparations.
Kışın, önceden uygun hazırlık yapmadan bir dağa tırmanacak kadar aptal değilim.
- I'm not stupid enough to climb a mountain in the winter without first making adequate preparations.
The traditional remedy is a bitter preparation made from steamed herbs.
... whether it's resume preparation, whether it's using electronic ...
... These years of preparation have allowed man ...