oportunidad

listen to the pronunciation of oportunidad
Испанский Язык - Турецкий язык
şansız
şansa
fırsat

Her güne hayatındaki en güzel gün olma fırsatını ver. - Dale a cada día la oportunidad de ser el más bello día de tu vida.

Onu iyi bir fırsat olarak kullandım. - Hice uso de esta buena oportunidad.

şans

Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı. - Tom siempre quiso visitar a Mary, pero nunca tuvo la oportunidad.

Tom Mary ile Boston'da buluşmak için bir şans yakaladı. - Tom tuvo la oportunidad de encontrarse con Mary en Boston.

şansına
Испанский Язык - Английский Язык
opportunity, chance, occasion
opportune moment, favorable time to act
instance
seasonableness
appropriateness