I spent the whole day reading that novel.
- Bütün günümü o romanı okuyarak geçirdim.
For the first time in her life, Yuka has finished reading an English book.
- Hayatında ilk kez, Yuka, İngilizce bir kitabı okuyarak bitirdi.
a reading of the current situation.
Some read books just to pass time.
- Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.
My father told me not to read a book in my bed.
- Babam yatakta kitap okumamamı söyledi.
They are reading their newspapers.
- Onlar kendi gazetelerini okuyor.
While I was reading in bed last night, I fell asleep with the light on.
- Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.