Until then, Tom had never seen Mary in jeans.
- O zamana kadar, Tom Mary'nin kot pantolon giydiğini hiç görmedi
Until then, we are postponing the execution.
- O zamana kadar, infazı erteliyoruz.
We will move into our new house next month if it is completed by then.
- O zamana kadar tamamlanırsa gelecek ay yeni evimize taşınacağız.
Tom may be back by then.
- Tom o zamana kadar geri dönebilir.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
I found all the shops closed by that time.
- O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.
I hope this good weather will hold till then.
- Umarım bu iyi hava o zamana kadar devam edecek.
Not till then did I realize the danger of the situation.
- O zamana kadar durumun tehlikesini fark etmedim.