Fortunately none of the passengers were injured.
- Neyse ki yolculardan hiçbiri yaralanmadı.
Fortunately he didn't die in the accident.
- Neyse ki kazada ölmedi.
Luckily, Tom made some sound investments.
- Neyse ki, Tom bazı ses yatırımları yaptı.
Luckily, we found an escape route.
- Neyse ki, biz bir kaçış yolu bulduk.