The scenery was beyond description.
- Manzara kelimelerle tanımlanamıyordu.
The scenery was too beautiful for words.
- Manzara kelimelerle anlatılamayacak kadar çok güzeldi.
This is the finest view I have ever seen.
- Bu şimdiye kadar gördüğüm en iyi manzara.
The room commands a fine view of the lake.
- Oda, güzel bir göl manzarasına hakim.
I gazed out of the window at the landscape.
- Pencereden dışarı manzaraya baktım.
A dreary landscape spread out for miles in all directions.
- Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı.
The scenery carried me back to my younger days.
- Manzara beni daha genç günlerime geri götürdü.
The scenery was too beautiful for words.
- Manzara kelimelerle anlatılamayacak kadar çok güzeldi.
It was a beautiful sight.
- Güzel bir manzaraydı.
I've come to see the sights.
- Manzaraları görmek için geldim.
There are many scenic places in Xinjiang.
- Xinjiang'ta birçok manzaralı yer var.
This place is famous for its scenic beauty.
- Bu yer manzarasının güzelliği ile ünlüdür.
It's a spectacle you won't forget.
- Bu unutmayacağın bir manzara.
It remains to be seen what kind of picture we will be faced with in the end.
- Bakalım sonunda nasıl bir manzara ile karşı karşıya kalacağız.
The landscapes of Provence are very picturesque.
- Provence manzaraları resmedilmeye değerdir.
The hotel has a good prospect.
- Otelin güzel bir manzarası var.