langte hin

listen to the pronunciation of langte hin
Английский Язык - Турецкий язык

Определение langte hin в Английский Язык Турецкий язык словарь

passed
{f} geç

Ne kadar zaman geçtiğini söyleyemem. - I cannot say how much time passed.

Dört evin önünden geçtim. - I passed by four houses.

handed
uzatılmış
passed
(Bilgisayar) geçti

Gemi Panama Kanalından geçti. - The ship passed through the Panama Canal.

Ne kadar zaman geçtiğini söyleyemem. - I cannot say how much time passed.

passed
geçmiş

Büyükbaba ve büyükannelerim Almandı ve dil bana ve erkek kardeşime geçmiş oldu. - My grandparents were German, and the language has been passed down to me and my brother.

O, sınavı geçmiş olamaz. - He can not have passed the exam.

handed
elli
handed
{f} uzat

Sınav kâğıtlarını öğretmene uzattım. - I handed the examination papers in to the teacher.

Tom sözleşmeyi Mary'ye uzattı. - Tom handed the contract to Mary.

handed
getirilen
passed
geçen

Yapraklar her geçen gün kırmızıya döndü. - The leaves turned red as the days passed.

Tom geçen pazartesi girdiği sınavı geçti. - Tom passed the test he took last Monday.

handed
eli olan
handed
el ile kullanıma uygun
Немецкий Язык - Английский Язык
was sufficient
handed
passed
sufficed
was enough