She doesn't have any siblings.
- Onun hiç kardeşi yok.
My sibling is at their desk.
- Kardeşim masasındadır.
These are my sister's magazines.
- Bunlar benim kız kardeşimin dergileri.
Yesterday my sister went to Kobe.
- Dün kız kardeşim Kobe'ye gitti.
My brother is as large as I.
- Erkek kardeşim, ben kadar büyük.
My brother lives in Tokyo.
- Erkek kardeşim Tokyo'da yaşıyor.
You made a big mistake, buddy.
- Büyük bir hata yaptın, kardeş.
My brother is as large as I.
- Erkek kardeşim, ben kadar büyük.
My brother lives in Tokyo.
- Erkek kardeşim Tokyo'da yaşıyor.
He deprived my little sister of all her toys.
- O benim kız kardeşimi oyuncaklarından etti.
He introduced his sister to me.
- O, bana kız kardeşini tanıttı.
Tom and Mary are second cousins.
- Tom ve Mary kardeş torunu.
There's a lot of tension among the siblings.
- Kardeşler arasında çok gerginlik var.
She works as hard as her siblings.
- O, kardeşleri kadar sıkı çalışır.
Mary is Tom's stepsister.
- Mary Tom'un üvey kardeşi.
He has become a role model for his younger stepbrother.
- Genç üvey erkek kardeşi için örnek insan oldu.
I'm Tom's stepbrother.
- Ben Tom'un üvey erkek kardeşiyim.