Tom artık bir delikanlı değil.
- Tom isn't a teenager anymore.
Tom bir delikanlı iken gazeteler dağıtarak para kazandı.
- When Tom was a teenager, he earned money delivering newspapers.
O seçkin genç bir kişiye rastladı.
- He came across an outstanding young person.
Genç bir kişi seni görmek istiyor.
- A young person wants to see you.
Tom artık bir delikanlı değil.
- Tom isn't a teenager anymore.
Sen henüz bir delikanlı değilsin.
- You're not a teenager yet.
Gençler arasında müthiş derecede popülerler.
- They are extremely popular among teenagers.
Jolanta, Bronisław'ın üniversitesinden gelen, çok güzel bir genç kızdır.
- Jolanta is a very beautiful teenager girl from Bronisław's university.
Gençler arasında müthiş derecede popülerler.
- They are extremely popular among teenagers.
Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.
- Tom became popular among teenagers as soon as he made his debut on the screen.
Gençlerden oluşan bir grup yaşlı adama saldırdı.
- A group of youths attacked the old man.
Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
- Youths who are caught violating the new rules on behaviour will lose their right to free travel, and will have to complete unpaid community work to earn it back.
Gençlerden oluşan bir grup yaşlı adama saldırdı.
- A group of youths attacked the old man.
Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
- Youths who are caught violating the new rules on behaviour will lose their right to free travel, and will have to complete unpaid community work to earn it back.
A group of youths attacked the old man.
- Eine Gruppe Jugendlicher griff den alten Mann an.