immerfort

listen to the pronunciation of immerfort
Немецкий Язык - Турецкий язык
ikide bir
Английский Язык - Турецкий язык

Определение immerfort в Английский Язык Турецкий язык словарь

constantly
sıkça
constantly
devamlı/sabit olarak
constantly
ikide bir
constantly
ikide birde
constantly
mükerrer olarak
constantly
sabit düzeyde
constantly
durmaksızın
continually
ikide birde
constantly
sık sık

Onlar sık sık kendileriyle çelişiyorlar. - They contradict themselves constantly.

Ben sık sık bu sorunu aklımda gözden geçiriyorum. - I constantly went over this problem in my mind.

constantly
devamlı
constantly
sürekli

Sally saç stilini sürekli değiştiriyordu. - Sally was constantly changing her hairstyle.

Karısı ona sürekli dırdır ediyor. - His wife nags him constantly.

constantly
hiç durmadan
constantly
sürekli olarak

Sürekli olarak isimleri unutuyorum. - I am constantly forgetting names.

Annesi sürekli olarak bundan şikâyet ediyor. - His mother is constantly complaining about it.

constantly
daima

Daima kendi kendime lakırdı ederim. - I constantly talk to myself.

continually
mütemadiyen
continually
sürekli olarak

Ben sürekli olarak pazara giderim. - I continually go to the market.

Solucan gübresi sürekli olarak toprağı zenginleştirir. - Worm castings continually enrich the soil.

Немецкий Язык - Английский Язык
continually
evermore
constantly
the entire time
perennially