Geç kaldığım için üzgünüm.
- I'm sorry about being late.
Üzgünüm, mantıların tümü bitti.
- I'm sorry, we're all out of manti.
Affedersiniz, yanlış bir şey mi yaptım?
- I'm sorry, did I do something wrong?
Affedersiniz ama bu video artık mevcut değil.
- I'm sorry, but it's no longer available.
Onu işittiğime üzüldüm.
- I am sorry to hear that.
... JAKE PORWAY: Oh yes, I'm so sorry. ...
... LARRY PAGE: Sorry. ...