Geç kaldığım için üzgünüm.
- I'm sorry about being late.
Üzgünüm, mantıların tümü bitti.
- I'm sorry, we're all out of manti.
Affedersiniz, onu tekrar söyler misiniz?
- I'm sorry, could you say that again?
Affedersiniz, adınızı unuttum.
- I'm sorry, I've forgotten your name.
Onu işittiğime üzüldüm.
- I am sorry to hear that.
... QUESTION: Good evening, Mr. President. OBAMA: I'm sorry. What's your name? ...
... and he's my brother com sorry ...