grenzlinie

listen to the pronunciation of grenzlinie
Немецкий Язык - Турецкий язык
[die] sınır çizgisi, hudut hattı
Английский Язык - Турецкий язык

Определение grenzlinie в Английский Язык Турецкий язык словарь

borderline
{i} sınır, hudut. s
borderline
(Tıp) sınırda

Leyla, sınırdaki kişilik bozukluğundan muzdaripti. - Layla suffered from borderline personality disorder.

demarcation
{i} sınır çekme
borderline
sınır çizgisi
borderline
belirsiz
borderline
kesin olmayan
borderline
ortada
boundary line
sınır çizgisi
boundary line
sınır
boundary line
Sınır çizgisi, sınır hattı, hudut çizgisi
borderline
{s} sınırdaki

Leyla, sınırdaki kişilik bozukluğundan muzdaripti. - Layla suffered from borderline personality disorder.

borderline
sınır çizgi
borderline
{i} sınır

Leyla, sınırdaki kişilik bozukluğundan muzdaripti. - Layla suffered from borderline personality disorder.

borderline
kalitesiz/ortada
borderline
{i} sınır boyu
borderline
{s} sınıra yakın olan
boundary line
arazi sınırı
Немецкий Язык - Английский Язык
boundary (line)
demarcation line
borderline
demarcation
limit line
line
boundary line
Gesichtskreis (Grenzlinie zwischen zwei sichtbaren Bereichen)
horizon
hintere Grenzlinie (Fechten)
line at the rear limit (fencing)