glückselig

listen to the pronunciation of glückselig
Немецкий Язык - Турецкий язык
bahtiyar, mesut
şad
mutlu eden
kadir gecesi doğmuş
Английский Язык - Турецкий язык

Определение glückselig в Английский Язык Турецкий язык словарь

blessed
{s} kutsal
blessed
allahın
blessed
{f} kutsa

Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı. - The priest blessed the newly built church.

Zayıf imanına rağmen, rahip onu kutsadı. - Despite his weak faith, the priest blessed him.

beatific
{s} mutlu eden
beatific
beatifically mutluluk belirterek
beatific
{s} kutsayan
beatific
takdis eden
beatific
neşe ifade eden
beatific
mutluluk veren
beatific
{s} şad eden
beatifically
mutluluk dağıtarak
blessed
{s} Allahın ...: every blessed day her Allahın günü
blessed
{s} mutluluk veren
blessed
{s} kutlu
blessed
kutsal,v.kutsa: adj.kutsal
blessed
{s} kutsanmış

Gerçekten kutsanmışımdır. - I'm just really blessed.

blessed
{s} mübarek

Mübarek hatırlamadan veren ve unutmadan alandır. - Blessed are those who give without remembering and take without forgetting.

blissful
{s} keyifli

Keyifli bir şekilde mutlu olmak için çok fazla şeye ihtiyacın yok. - You don't need much to be blissfully happy.

Tom keyifli şekilde mutlu. - Tom is blissfully happy.

Немецкий Язык - Английский Язык
beatifically
beatific
blissfully
blissful
blessed
blissfully happy