gewohnt sein

listen to the pronunciation of gewohnt sein
Немецкий Язык - Турецкий язык

Определение gewohnt sein в Немецкий Язык Турецкий язык словарь

etw gewohnt sein
alışkın olmak
Английский Язык - Турецкий язык

Определение gewohnt sein в Английский Язык Турецкий язык словарь

used to
alışkın olmak
used to
öğür
to be used to
alışmak
used to
-ardı
used to
alışık olmak
used to
yapardı

Her sabah yürüyüş yapardım. - I used to take a walk every morning.

O, arkadaşlarına karşı zorbalık yapardı. - He used to bully his friends.

used to
kullan

O, onun makaleyi yazmak için kullandığı bilgisayardır. - That's the computer he used to write the article.

O, atmosferdeki karbon dioksit miktarlarının artmasından dolayı Dünyanın ısınmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. - It is a term used to describe the warming of the earth due to increasing amounts of carbon dioxide in the atmosphere.

used to
ederdi

Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi. - Robert used to help his father in the store on weekends.

Tom, Boston'dan nefret ederdi. - Tom used to hate Boston.

used to
geçmiş zamanda yapılan
used to
alışık

Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim. - I'm not used to making speeches in public.

Bu ısıya alışık değilim. - I'm not used to this heat.

used to
alışkın

Ne zaman yatmaya alışkınsın? - What time are you used to going to bed?

Yalnız yaşamaya alışkın. - She is used to living alone.

Немецкий Язык - Английский Язык
used to
to be used to
etw. gewohnt sein
to be habituated (formal) to something
etw. gewohnt sein
to be accustomed
etw. gewohnt sein
to be used
wieder an etwas gewohnt sein
to be reaccustomed to something