gelernt

listen to the pronunciation of gelernt
Немецкий Язык - Турецкий язык
{gı'lernt} kalifiye, uzman
gı'lernt kalifiye, uzman
nitelikli¡
öğrendi
öğrenilmiş
öğrenilen
öğrenmiş
kalifiye
Английский Язык - Турецкий язык

Определение gelernt в Английский Язык Турецкий язык словарь

learned
{s} bilgili

Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir. - The learned are apt to despise the ignorant.

Bilgili bir kişiyi dinlemek harika. - It's marvellous to listen to a learned person.

found out
anla

Babamın biyolojik babam olmadığını kesinlikle anladım. - I just found out that my dad is not my biological father.

Tom Boston'a taşınmak zorunda olduğunu anladı. - Tom just found out that he has to move to Boston.

learned
learnedly derin bilgi ile
learned
âlimane
learned
bilgi

Güvenilir kaynaklardan onun hakkında bilgi edindim. - We learned about that from reliable sources.

Onları ziyaret etmeden önce, kültürleri hakkında mümkün olduğu kadar çok bilgi sahibi olduk. - We learned as much as possible about their culture before visiting them.

learned
öğrenilen

Beşikte öğrenilen mezara kadar taşınır. - What is learned in the cradle is carried to the tomb.

learned
öğrenilmiş

Zorbalık öğrenilmiş bir davranıştır. - Bullying is a learned behavior.

learned
okumuş
learned
kültürlü
learned
(Osmanlıca) muttali
learned
{f} öğren

Altı yaşında o, daktiloyu kullanmayı öğrendi ve öğretmenine el ile yazmayı öğrenmesine gerek kalmadığını söyledi. - At the age of six he had learned to use the typewriter and told the teacher that he did not need to learn to write by hand.

Yunan kültürü hakkında çok şey öğrendim. - I learned a lot about Greek culture.

learnt
{f} öğren

Tom birçok insanın sonradan görme insanları küçümsediğini Bay Ogawa'dan öğrendi. - Tom learnt from Mr Ogawa that many people have scorn for the nouveau riche.

Sadece Çince dilini değil ama aynı zamanda ülkenin kendisi hakkında da bir şeyler öğrendim. - What I have learnt is not just the Chinese language, but something about the country itself as well.

learned
{s} bilgin
learned
{s} bilge
learned
learnedness bilginlik
learned
{s} alim
learned
learn öğren
learnt
learn öğren