forsa

listen to the pronunciation of forsa
Турецкий язык - Английский Язык
galley slave
fors
personal flag
fors
(Tıp) force
fors
(Askeri) pennant
fors
(Askeri) flag
fors
streamer
fors
personal flag; power, influence
fors
(Konuşma Dili) power, influence
Английский Язык - Английский Язык

Определение forsa в Английский Язык Английский Язык словарь

fors
FOcal Reducer/low dispersion Spectrograph
fors
Federal Office of Road Safety
fors
The Federal Office of Road Safety, Commonwealth Department of Transport and Regional Development
Турецкий язык - Турецкий язык
(Hukuk) Kürek mahkumu; deniz esiri
(Osmanlı Dönemi) Buharlı gemilerin icadından evvel yelkenli gemilerde kürek çekmeğe mahkum harp esirleri. Bunlar, kaçmamaları için birer ayakları güvertelere çakılı bulunurlardı. Ayaklarından bağlı olmaları münasebetiyle bunlara payzen namı da verilirdi. Bununla birlikte payzen tabiri, daha çok cürüm ve cinayet erbabından küreğe mahkum olanlar hakkında kullanılırdı. Harp esirlerinin gençleri ve çocukları, saraylara ve acemi olanları kışlalarına verilir, yirmi yaşından yukarı olanları da küreğe konulmak üzere tersaneye gönd
iki kazan arası basınç ayarı
Tipografik baskıda kağıdın arkasında beliren kabartı
Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse
FORS
(Hukuk) Kuvvet, güç, nüfuz; devlet başkanları ile yüksek rütbeli bazı subayların arabalarına çekilen özel bayrak
fors
Söz geçirirlik, saygınlık
fors
Gidon
fors
Devlet başkanının bulunduğu yerlere, amirallerin çalıştıkları kuruluşlara veya gemilere, generallerin garnizonlarına ve bu düzeydeki görevlilerin arabalarına çekilen üç veya dört köşeli bayrak
fors
Bir makamı veya kurumu simgeleyen bayrak
fors
Gösterişlilik
Английский Язык - Турецкий язык
(Tıp) (fossae). Çukur (özellikle kemikte), kemki üzerinde girinti halinde çukur
Fors
(Mitoloji) Tesadüf tanrıçası
forsa
Избранное