Saç tıraşı olmanın zamanı çoktan geldi.
- It's high time you had a haircut.
Kızın altın saçı var.
- The girl has golden hair.
Ben büyük, siyah, tüylü tarantulalardan korkuyorum!
- I'm scared of big, black, hairy tarantulas!
Onun kulağının dışında büyüyen çirkin tüyleri var.
- He has unsightly hairs growing out of his ears.
Çorbamda bir kıl var.
- There's a hair in my soup.
Tom'un kıllı kolları yok.
- Tom doesn't have hairy arms.
Bufalo kanatları servis eden bir yer bulmaya gidelim.
- Let's go find a place that serves Buffalo wings.
Eğer tırnaklarınızı yerseniz, er ya da geç parmaklarınızı kanatacaksınız.
- If you bite your fingernails, sooner or later you will make your fingers bleed.
Balıkların solungaçları ve yüzgeçleri vardır.
- Fish have gills and fins.
Balıklar kürek olarak yüzgeçlerini kullanırlar.
- Fish use their fins as oars.
Onun ofisini bulmak kolaydı.
- Finding his office was easy.
Onun bürosunu bulmak kolaydı.
- Finding his office was easy.
Dolphins have well-developed pectoral fins (flippers) placed behind the head and below .
Onların süzgeçleri kesildikten sonra köpek balıkları okyanusa canlı bir şekilde geri atıldı.
- After their fins have been removed, the sharks are thrown back alive into the ocean.
I am Finnish, but I speak also Swedish.
- Ben Finim ama İsveççe de konuşuyorum.
I got pregnant from the Finnish harpist that I told you about last night.
- Geçen gece sana bahsettiğim Fin arpçıdan hamile kaldım.