faraziye

listen to the pronunciation of faraziye
Турецкий язык - Английский Язык
(Or 'varsayım') Hypothesis
supposition
hypothesis, supposition varsayım, hipotez
hypothesis, supposition, assumption
(Kanun) postulate
assumption
Турецкий язык - Турецкий язык
Varsayım, hipotez: "Faraziyenizi çok yanlış ön yargılara oturtuyorsunuz."- H. Taner
hipotez
FARAZİYE
(Hukuk) Varsayım
FARAZİYE
(Osmanlı Dönemi) (Fr: Hipotez) Var sayma, kabul. Bir hâdiseyi, bir olayı açıklamak, bir düşünceyi isbat etmek için isbatı yapılmamış başka düşünceleri dayanak olarak alma. Müsbet ilimlerde araştırmanın bir merhalesini meydana getirir. İncelenen hâdiseyi açıklaması muhtemel olan faraziyeler düşünülür. Faraziyenin doğruluğu hakkında bundan çıkarılacak mantıkî düşünceler belirlenir, bu sonuçların hakikatta var olup olmadığı görme ve deneme yoluyla kontrol edilir. Buna da tahkik (doğrulama) denir. Netice doğrulanırsa faraziyen
faraziye
Избранное