eingeleuchtet

listen to the pronunciation of eingeleuchtet
Английский Язык - Турецкий язык

Определение eingeleuchtet в Английский Язык Турецкий язык словарь

focused
{f} odakla

Çalışmalarına odaklandı. - He focused on his studies.

Tom odaklanmaya çalıştı. - Tom tried to stay focused.

focused
üzerine odaklanılmış
focused
odaklanmış

Odaklanmış kalmak zorundayız. - We've got to stay focused.

Odaklanmış kalman gerekiyor. - You need to stay focused.

focussed
odaklanmış

Tom şu an çok da odaklanmış görünmüyor. - Tom doesn't seem very focussed at the moment.

focussed
odaklanışmış
Немецкий Язык - Английский Язык
been evident
made sense
manifested (itself)
focused
been obvious
stood to reason
been intelligible
focussed
been apparen
been clear