eingeboren

listen to the pronunciation of eingeboren
Немецкий Язык - Турецкий язык
{'ayngıbo: rın} yerli
'ayngıbo: rın yerli
Английский Язык - Турецкий язык

Определение eingeboren в Английский Язык Турецкий язык словарь

indigenous
(Tıp) endijen
indigenous
(Tıp) indijenöz
aboriginal
yerli
aboriginal
asıl yerli
indigenous
içkaynaklı
aboriginal
bir yerin yerlisi olan
indigenous
yerli

Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı. - The indigenous population took up arms against the settlers.

Yerli Meksika sanatına olan sevgisi, onun çöküşü oldu. - His love for indigenous Mexican art became his downfall.

indigenous
- to (bir yere) özgü, (bir yerde) doğal olarak bulunan/yetişen
aboriginal
{s} yerlisi olan
aboriginal
{s} ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan
aboriginal
aborijin
aboriginal
bir yerin en eski halkından olan
aboriginal
{s} çok eski çağlarda var olan; çok eski çağlardan kalan
aboriginal
{i} asıl yerli, ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan biri
aboriginal
aborijinler hakkında
indigenous
{s} to (bir yere) özgü, (bir yerde) doğal olarak bulunan/yetişen
indigenous
doğuştan olan
indigenous
(Tıp) Tabiî, fitrî, endijen
indigenous
{s} doğal
Немецкий Язык - Английский Язык
native
aboriginal
aboriginally
indigenous
indigenously