Kıskanç bir kocam var.
- Ich habe einen eifersüchtigen Ehemann.
Tom, kıskanç değildi.
- Tom war nicht eifersüchtig.
O kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
- She was burning with jealousy.
O bir kıskançlık çıkınıydı.
- She was a bundle of jealousy.
My girlfriend is very jealous.
- Meine Freundin ist sehr eifersüchtig.
He is terribly jealous.
- Er ist wahnsinnig eifersüchtig.