cause unease, cause anxiety; shame, confuse

listen to the pronunciation of cause unease, cause anxiety; shame, confuse
Английский Язык - Турецкий язык

Определение cause unease, cause anxiety; shame, confuse в Английский Язык Турецкий язык словарь

embarrass
utandırmak

Kendimi utandırmak istemiyorum. - I don't want to embarrass myself.

Seni utandırmak istemedim. - I didn't want to embarrass you.

embarrass
mahcup etmek
embarrass
(Askeri) SIKMAK, UTANDIRMAK, ŞAŞIRTMAK
embarrass
eli darda olmak
embarrass
façasını almak
embarrass
morartmak
embarrass
rahatsız etmek

Seni rahatsız etmek istemiyorum. - I don't want to embarrass you.

embarrass
sıkmak
embarrass
şaşırtmak
embarrass
sık

Asla can sıkıcı bir şey yapmam. - I never do anything embarrassing.

Anne ve babasını can sıkıcı buluyor. - She finds her parents embarrassing.

embarrass
{f} engellemek
embarrass
{f} bozmak
embarrass
{f} bozum etmek
embarrass
sıkılma

Sıkılman için bir neden yok. Telaffuzun genel olarak doğru. - There's no reason to feel embarrassed. Your pronunciation is generally correct.

embarrass
paraca sıkıntı vermek
embarrass
sıkıntı vermek suretiyle
embarrass
mahcubiyet

O, onun mahcubiyetini fark etti. - He noticed her embarrassment.

Английский Язык - Английский Язык
{f} embarrass
cause unease, cause anxiety; shame, confuse

    Расстановка переносов

    cause unease, cause anxiety; shame, con·fuse

    Произношение

Избранное