The man passed away a few hours ago.
- Adam bir kaç saat önce vefat etti.
We almost got caught a few times.
- Biz neredeyse bir kaçkez yakalandık.
The value of the painting was estimated at several million dollars.
- Resmin tahmini değeri birkaç milyon dolar.
The temperature fell several degrees.
- Sıcaklık birkaç derece düştü.
He got a broken jaw and lost some teeth.
- Kırık bir çenesi var ve birkaç dişini kaybetti.
My mother made some new clothes.
- Annem bana birkaç yeni giysi yaptı.
You'll be able to drive a car in a few days.
- Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
Only a few people understood me.
- Sadece birkaç kişi beni anladı.
You'll be able to drive a car in a few days.
- Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
I visited Romania a few years ago.
- Birkaç yıl önce Romanya'yı gördüm.
Tom has a couple of friends in Boston.
- Tom'un Boston'da birkaç arkadaşı var.
Tom put up with the pain for a couple of weeks before finally going to the hospital.
- Sonunda hastaneye gitmeden önce, Tom ağrıya birkaç hafta dayandı.
A number of passengers were injured.
- Birkaç yolcu yaralandı.
Tom died a number of years ago.
- Tom birkaç yıl önce öldü.
There were multiple disclaimers at the start of the video.
- Videonun başında birkaç feragatname vardı.
The judge was forced to slam her gavel down multiple times in order to restore order to the court.
- Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.
A number of students are absent today.
- Bugün birkaç öğrenci eksik.
Tom and Mary have gone swimming together a number of times.
- Tom ve Mary birkaç kez birlikte yüzmeye gittiler.
Tom is one of the few people I can trust.
- Tom güvenebileceğim birkaç kişiden biridir.
Tom was among the few who stayed and helped.
- Tom kalan ve yardım eden birkaç kişinin arasındaydı.
You must not eat anything for a few days.
- Birkaç gün bir şey yememelisin.
I want some potatoes. Do you have any?
- Birkaç patates istiyorum. Hiç patatesiniz var mı?