besessenheit

listen to the pronunciation of besessenheit
Немецкий Язык - Турецкий язык
kendini kaptırma, tutkunluk, tutku
obsesyon
Английский Язык - Турецкий язык

Определение besessenheit в Английский Язык Турецкий язык словарь

obsession
{i} saplantı

Onun golfe olan saplantısını anlayamıyorum. - I can't understand his obsession with golf.

Futbola olan saplantısını anlamıyorum. - I don't understand his obsession with soccer.

obsession
{i} takıntı

Onun futbol takıntısını anlayamıyorum. - I can't understand his obsession with soccer.

Onun hokey takıntısını anlayamıyorum. - I can't understand his obsession with hockey.

obsession
akla takılan düşünce
obsession
sabit fikir
obsession
obsesyon
obsession
takınak
obsession
{i} sürekli endişe
obsession with
e olan takıntı
obsession
(Tıp) Daimi endişe, fikri sabit, musallat olma, obsessio