başka?

listen to the pronunciation of başka?
Турецкий язык - Английский Язык
else

In order to make us and everyone else remember this day, I ask everyone to plant a tree with us. - Bize ve başka herkese bu günü hatırlatmak için, bizimle birlikte herkese bir ağaç dikmesini rica ediyorum.

Nobody else got hurt. - Başka hiç kimse yaralanmadı.

different

Am I that much different from everyone else? - Ben başka herkesten o kadar farklı mıyım?

Did Jesus walk over water and then turn it into wine? No, that's a different story! - İsa su üzerinde mi yürüdü ve onu şaraba mı dönüştürdü? Hayır bu başka bir konu!

another

I have another friend in China. - Çin'de başka bir arkadaşım var.

Say it in another way. - Onu başka bir şekilde söyle.

other

By other's faults wise men correct their own. - Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.

I had no other choice. - Başka seçeneğim yoktu.

otherwise

I thought it was a good book, but Jim thought otherwise. - Ben onun iyi bir kitap olduğunu düşünmüştüm fakat Jim başka türlü düşündü.

Tom sat alone in the otherwise empty room. - Tom başka boş odada tek başına oturdu.

beside

I don't have any other hobbies besides football. - Futbol dışında başka hiçbir hobim yoktur.

Was there anybody else besides Tom? - Tom'un dışında başka biri var mıydı?

other than

It's unlikely that anyone other than Tom would be interested in buying this. - Tom'dan başkasının bunu almayı istemesi pek olası değil.

Tom doesn't know anything about Mary, other than her name. - Tom, onun adından başka Mary hakkında bir şey bilmiyor.

forth
but

It was nothing but a joke. - Bu şakadan başka bir şey değildi.

We had no choice but to leave the matter to him. - Meseleyi ona bırakmaktan başka çaremiz yoktu.

any more

I won't answer any more questions right now. - Şimdi başka sorulara cevap vermeyeceğim.

I don't want any more surprises. - Başka sürprizler istemiyorum.

(Bilgisayar) more

They have no more wine. - Onların başka şarapları yok.

Good health is more valuable than anything else. - İyi sağlık başka herhangi bir şeyden daha değerlidir.

apart

This apartment is bigger than any other one in the building. - Bu daire, binadaki herhangi başka birinden daha büyüktür.

Apart from my sister, my family doesn't watch TV. - Kız kardeşimden başka, ailem televizyon izlemez.

saving
{s} distinct
what else

What else could I have done? - Başka ne yapabilirdim?

Tom didn't know what else to do. - Tom başka ne yapacağını bilmiyordu.

alternate
alternative

We have no alternative but to work. - Çalışmaktan başka alternatifimiz yok.

They had no alternative but to retreat. - Geri çekilmekten başka seçenekleri yoktu.

further

Do you have any further questions to ask? - Soracak başka sorunuz var mı?

We need to avoid any further delays. - Başka gecikmelerden kaçınmalıyız.

atypical
any further
to another
apart from

Apart from my sister, my family doesn't watch TV. - Kız kardeşimden başka, ailem televizyon izlemez.

Apart from his parents, no one knows him very well. - Ebeveynlerinden başka hiç kimse onu çok iyi tanımıyor.

except, apart (from), other (than)
except

I know nothing except that she left last week. - Geçen hafta ayrıldığından başka bir şey bilmiyorum.

Tom had no choice except to accept the consequences. - Tom'un sonuçları kabul etmekten başka seçeneği yoktu.

excepting
barring
other, another, different
slang gypsy
hetero
another; other; different; else
save

Nothing but peace can save the world. - Barıştan başka hiçbir şey dünyayı kurtaramaz.

Save your long-winded explanations for someone else. - Kabak tadı veren açıklamalarını başka biri için sakla.

noneot
Турецкий язык - Турецкий язык
özge
(Hukuk) MAADA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
"Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılır
Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan
Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılır
Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılır: "Başkalarının otuz liraya yaptığı bir kostümü siz niye seksen liraya yapıyorsunuz?"- R. N. Güntekin. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılır
Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar