Tom korkunç bir suçun kurbanı.
- Tom is the victim of a terrible crime.
Bu gerçekten korkunç.
- This is really terrible.
Çok kötü bir ikilemdeyim.
- I am in a terrible dilemma.
O zaman çok kötü görünüyordu.
- She looked terrible at that time.
Tom müthiş bir koçtu.
- Tom was a terrible coach.
Tom müthiş bir keşif yaptı.
- Tom made a terrible discovery.
Oda tamamen darmadağınıktı.
- The room was all messed up.
Bu yol dehşet verici.
- This road is terrible.
O zaman çok kötü görünüyordu.
- She looked terrible at that time.
Yazma konusunda çok iyisin. Ben kötüyüm.
- You're so good at writing. I'm terrible.