at no time

listen to the pronunciation of at no time
Английский Язык - Турецкий язык
hemen
hiçbir zaman
çok çabuk
çabucak
never
hiç

Hayat hiç bitmez fakat dünyadaki hayat biter. - Life never ends but earthly life does.

O kitabı hiç okumadım. - I never read that book.

never
asla

Mary artık onu asla görmemeye karar verdi. - Mary decided never to see him any more.

O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil. - She is never online, even during her vacation.

never
hiçbir şekilde
never
hiç bir zaman

Ben hiç bir zaman bir kişiye söz vermedim. - I never promised anybody anything.

Tom hiç bir zaman tek başına Boston'a gitmene izin vermeyecek. - Tom is never going to let you go to Boston by yourself.

never
ZararıBoş
never
(Konuşma Dili) ömrü billah
never
hiçbir zaman

Hiçbir zaman savaşlara inanmadım. - I have never believed in wars.

İyi bir savaş, ne de kötü bir barış hiçbir zaman olmadı. - There never was a good war nor a bad peace.

At time
bu zamanlarda
never
katiyen

Dedem ve büyükannem sütlü kahveyi katiyen sevmezlerdi. - My grandparents never liked coffee with milk.

never
hiçbir suretle
never
balık kavağa çıkınca
never
taş çatlasa
Английский Язык - Английский Язык
never
never once, never
at no time

    Турецкое произношение

    ät nō taym

    Произношение

    /ˈat ˈnō ˈtīm/ /ˈæt ˈnoʊ ˈtaɪm/

    Видео

    ... where you paid by the minute by the time data on mobile networks became possible ...
    ... post slip maybe it is time to check in ...
Избранное