Korkmak zorunda değilsin.
- You don't have to be afraid.
Tom'dan korkmak için bir sebep yok.
- There's no reason to be afraid of Tom.
Örümceklerden korkan insanlar var.
- There are people who are afraid of spiders.
Örümceklerden korkan insanlar var.
- There are people that are afraid of spiders.
O, korkmuş gibi davrandı.
- He behaved like he was afraid.
O korkmuş hissetmeye başladı.
- He began to feel afraid.
Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar.
- Older people are often afraid of trying new things.
Korkarım yanlış bir numara çevirdiniz.
- I'm afraid you have dialed a wrong number.
Örümceklerden korkan insanlar var.
- There are people that are afraid of spiders.
Tom Mary'nin tanıdığı tavşanlardan korkan tek çocuktu.
- Tom is the only boy Mary knows who is afraid of rabbits.
Bu şey yok, korkmayın!
- It's nothing, don't be afraid!
Hatalar yapmaktan korkmayın.
- Don't be afraid of making mistakes.
Hatalar yapmaktan korkmayın.
- Don't be afraid to make a mistake.
Bu şey yok, korkmayın!
- It's nothing, don't be afraid!
Neyden korkmak zorundayım?
- What do I have to be afraid of?
Tom'dan korkmak için bir sebep yok.
- There's no reason to be afraid of Tom.
He is afraid that he will die.
I am afraid I can not help you in this matter.
Do you have any beer? No, I'm afraid not.
Do we really have to do every one by hand? Yes, I'm afraid so.