Mrs. Rachel Lynde was sitting at her kitchen window, knitting a quilt.
- Bayan Rachel Lynde mutfak penceresinde bir yorgan örerek oturuyordu.
Many a day did she spend knitting a sweater for him.
- Onun için bir kazak örerek bir günden fazla harcadı.
I find knitting very relaxing.
I knitted a sweater for Tom.
- Tom için bir kazak ördüm.
She wore a sweater that she'd knitted herself.
- Kendi ördüğü kazağı giydi.
Would you like me to braid your hair?
- Saçını örmemi ister misin?
Can I braid your hair?
- Ben senin saçını örebilir miyim?
My sister has been knitting since this morning.
- Kız kardeşim bu sabahtan beri örgü örüyor.
She spent many days knitting a sweater for him.
- Ona bir kazak örmek için günler harcadı.
Mary thought to herself that she ought to buy a new cover for the ironing board since the old one was getting pretty tattered.
- Mary eskisi oldukça yırtık pırtık olduğundan dolayı ütü masası için yeni bir örtü alması gerektiğini düşündü.
Tom put a Band-Aid over his small tattoo of a spider so he would be allowed into a Japanese hot spring.
- Tom bir Japon kaplıcasına girebilmek için küçük örümcek dövmesinin üzerine bir yara bandı yapıştırdı.
She knit him a sweater for his birthday.
- O, ona doğum günü için bir kazak ördü.
She knit him a sweater.
- O ona bir kazak ördü.