Lend me your dictionary, please.
- Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.
Can you lend me a stapler?
- Bana bir zımba ödünç verebilir misiniz?
Would you mind lending me your pen?
- Bana dolma kalemini ödünç verir misin?
Would you mind lending me your car?
- Arabanı bana ödünç verir misin?
He spent all the money that his friend had lent him.
- Arkadaşının ona ödünç verdiği tüm parayı harcadı.
I lent Tom and Paula my camera.
- Tom ve Paula'ya kameramı ödünç verdim.
Please loan me your dictionary.
- Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.
Can you loan me a pen?
- Bana bir kalem ödünç verebilir misin?