He tucked the napkin under his chin.
- O, peçeteyi çenesinin altına sıkıştırdı.
What is that funny growth on Mary's chin?
- Çenesindeki komik büyüme nedir?
You nearly broke my jaw.
- Neredeyse çenemi kırdın.
Those shadows appeared in a way like giant dinosaurs, with a long neck and a very big jaw without teeth.
- Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.