çaliskanlik

listen to the pronunciation of çaliskanlik
Турецкий язык - Английский Язык

Определение çaliskanlik в Турецкий язык Английский Язык словарь

çalışkanlık
diligence

Diligence often leads to success. - Çalışkanlık çoğunlukla başarıya yol açar.

Success in life lies in diligence and vigilance. - Hayatta başarı, çalışkanlık ve uyanıklık içinde yatar.

çalışkanlık
strenuousness
çalışkanlık
assiduity
çalışkanlık
studiousness
çalışkanlık
industriousness
çalışkanlık
diligence, industry
çalışkanlık
sedulity
çalışkanlık
industriousness, industry
çalışkanlık
assiduousness
çalışkanlık
industry

Ants and bees are examples of industry and harmony. - Karıncalar ve arılar, çalışkanlık ve uyum örnekleridir.

çalışkan
hardworking

The reason I prefer to go to Japan is that the people in Japan are hardworking and have honest personalities. - Japonya'ya gitmek istemeyi tercih etmemin sebebi onların çalışkan ve dürüst kişilikleridir.

Tom is more hardworking than any other student in his class. - Tom sınıftaki herhangi bir öğrenciden daha çalışkandır.

çalışkan
{s} industrious

He's industrious and hard working. - O gayretli ve çalışkandır.

You cannot succeed without being industrious. - Çalışkan olmadan başarılı olamazsın.

çalışkan
{s} diligent

He is the more diligent of the two. - O ikisinden daha çalışkan olanıdır.

The majority of students here are diligent. - Buradaki öğrencilerin çoğunluğu çalışkan.

çalışkan
{s} energetic
çalışkan
assiduous
çalışkan
(Argo) conch
çalışkan
conscientious
çalışkan
valve
çalışkan
{s} strenuous
çalışkan
sedulous
Çalışkan
hard-working

Bush put together a hard-working team. - Bush çalışkan bir ekip kurdu.

The Chinese are a hard-working people. - Çinliler çok çalışkan bir halktır.

çalışkan
{s} arduous
çalışkan
studies
çalışkan
labored
çalışkan
active
çalışkan
hardworking, industrious
çalışkan
full of action
çalışkan
studious

No other boy in our class is more studious than Jack. - Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.

çalışkan
earnest

She is an earnest student. - O çalışkan bir öğrenci.

çalışkan
laborious
çalışkan
laboured [Brit.]
çalışkan
hard-working, diligent, studious, industrious, sedulous
çalışkan
{s} laboured
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение çaliskanlik в Турецкий язык Турецкий язык словарь

çalışkanlık
Çalışkan olma durumu, faaliyet
Çalışkan
gayretkeş
Çalışkan
yüğrük
çalışkan
Gayretli, çalışmayı seven, faal
çalışkan
Gayretli, çalışmayı seven, faal: "Bundan başka saygılı, temiz ve çalışkan bir kızdı."- H. E. Adıvar
çalışkan
hamarat
çaliskanlik
Избранное