He treats his employees well.
- O, çalışanlarına iyi davranır.
The company provides health care and life insurance benefits for all of its employees.
- Şirket tüm çalışanları için sağlık bakımı ve hayat sigortası avantajları sağlar.
The office staff worked quickly and efficiently to resolve the problem.
- Ofis çalışanları problemi çözmek için hızlı ve etkili çalıştılar.
Tom doesn't know how to treat his employees properly.
- Tom çalışanlarına düzgün bir şekilde nasıl davranacağını bilmiyor.
Tom has more than three hundred employees.
- Tom'un üç yüzden daha fazla çalışanı var.
Health workers aid people in need.
- Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.
I'm just a plain office worker.
- Ben sadece düz bir ofis çalışanıyım.
The girl running over there is my sister.
- Orada çalışan kız kız kardeşimdir.
The number of cars running in the city has increased.
- Şehirde çalışan arabaların sayısı arttı.
On Friday evenings, a group of us with spouses working overseas meet at Chuck's Bar and Grill.
- Cuma akşamları, deniz aşırı ülkelerde eşleriyle birlikte çalışan bir grubumuz Chuck's Bar and Grill'de buluşurlar.
Tom currently has ten people working for him.
- Tom şu anda onun için çalışan on kişiye sahip.