zalim

listen to the pronunciation of zalim
Турецкий язык - Английский Язык
cruel

He is a cruel person. - O, zalim bir kişidir.

She appears to me to be cruel. - O, bana zalim gibi görünüyor.

tyrant

In spite of the tyrant’s persecution, the hero valiantly carried on the struggle. - Zalim hükümdarın zulmüne rağmen, kahraman cesurca mücadeleye devam etti.

Today a child acting like a king, tomorrow a tyrant. - Bugün bir kral gibi davranan bir çocuk yarın bir zalim gibi davranır.

atrocious
truculent
heavy hand
villan
crueler
mean

Sami is one of the meanest and most cruel serial killers in the world. - Sami dünyadaki en vahşi ve en zalim seri katillerden biridir.

My dear child, stay down here, otherwise the mean geese will bite you to death. - Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.

biting
(Konuşma Dili) hard-featured
fell
ogre
fiendish
flinty
outrageous
heavy handed
felon
ill-natured
oppressor

If you are neutral in situations of injustice, you have chosen the side of the oppressor. - Adaletsiz durumlarda tarafsızsanız, zalimin tarafını seçmişsinizdir.

brutal
stony
cruel, unfeeling, heartless
grim
heavy
miscreant
unjust; oppressive, tyrannical
bloody-minded
tyrannical

Tyrannical governments frequently imprison their political opponents. - Zalim hükümetler sık ​​sık siyasi rakiplerini hapsederler.

demon
savage
draconic
tyrannic

Tyrannical governments frequently imprison their political opponents. - Zalim hükümetler sık ​​sık siyasi rakiplerini hapsederler.

(Hukuk) persecutor
cutthroat
daemon [Brit.]
sanguinary
draconian
oppressor, tyrant
inhuman

God's inhumanity to man makes countless thousands mourn. - Tanrı'nın insanlara zalimliği binlercesine yas tutturuyor.

oppressive
arbitrary
cruel, ruthless, unfeeling, heartless, atrocious, fiendish, brutal, oppressive, savage, barbaric, barbarous, bestial; tyrant
diabolical
bestial
unfeeling
baseborn
barbaric
harsh
inhumane
hard
satanic
ruthless
unkind
heartless
devilish
barbarous
heavy-handed
brute
ruffian
extortionaryate
inhumsn
ill natured
iron
unmerciful
bloody minded
{i} daemon
zalim hükümdar
tyrant

In spite of the tyrant’s persecution, the hero valiantly carried on the struggle. - Zalim hükümdarın zulmüne rağmen, kahraman cesurca mücadeleye devam etti.

zalim adam
fiend
zalim kadın
tigress
Zalimler
evil-doers
karısına karşı çok zâlim olan koca
The husband was very cruel to his wife
zalimler
wrongdoing
herod'dan daha zalim olmak
out herod
Турецкий язык - Турецкий язык
Acımasız ve haksız davranan, kıyıcı, zulmeden
Acımasız ve haksız davranan, kıyıcı, zulmeden: "Şehzadeyi hapseyledi zalim pederi / Bir kasra ki gözler göremez gökle yeri."- Y. K. Beyatlı
(Osmanlı Dönemi) zulmeden, haksızlık yapan
(Osmanlı Dönemi) BAGİ
(Osmanlı Dönemi) MU'TEDÎ
ZALİM
(Osmanlı Dönemi) Kaymağı alınmadan içilen süt
ZALİM
(Osmanlı Dönemi) (C.: Zılem-Zılmân) Deve kuşunun erkeği
ZALİM
(Osmanlı Dönemi) Hiç bozulmamış yerden kazılan toprak
ZÂLİM
(Osmanlı Dönemi) (E) Zulmeden, haksızlık eden
Zâlimler
(Osmanlı Dönemi) HACEZE
zalim
Избранное