yok olmak

listen to the pronunciation of yok olmak
Турецкий язык - Английский Язык
disappear
vanish
fade away
destroyed
annihilated
be annihilated
go up in smoke
to be destroyed
go
melt away
dissipate
die out
be destroyed
(Dilbilim) break down
Disappear, vanish, perish
to disappear; to vanish
evaporate
evanesce
ooze away
perish

Sami had a simple choice: jump or perish. - Sami'nin tek bir seçimi vardı: atlamak ya da yok olmak.

clear away
to be annihilated, to disappear, to vanish, to perish, to dissipate, to evaporate
dissolve
take wings
wither
peter out
pass away
boil away
pass on
to be vanished
evanish
melt
yok olmak üzere
about to disappear
yok ol
get lost
yok olma
destruction

A nuclear war will bring about the destruction of mankind. - Bir nükleer savaş, insanlığın yok olmasına neden olacak.

yok olma
(Biyokimya) dissipation
yok olma
depletion
yok olma
wreck
zamanla yok olmak
wear off
yokolmak
vanish
yok ol
disappear

All the snow on the mountain has disappeared. - Dağdaki tüm kar yok olmuştu.

The tropical rainforests, located in a narrow region near the equator, are disappearing so fast that by the year 2000 eighty percent of them may be gone. - Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan,tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların yüzde sekseni gitmiş olabilir.

aniden yok olmak
(deyim) into thin air
azalarak yok olmak
trail off
nesli yok olmak
be extinct
nesli yok olmak
go ectinct
yok ol
scat
yok olma
disappear

You need to disappear before they find you. - Onlar seni bulmadan önce, yok olmalısın.

It's feared that some low-lying Pacific Island nations will disappear as seas rise as a result of global warming. - Pasifik'teki düşük rakımlı bazı ada ülkelerinin, deniz seviyesinin küresel ısınma sonucu yükselmesiyle yok olmasından korkuluyor.

yok olma
{i} disappearance
yok olma
{i} dissolution

Justice without mercy is cruelty; mercy without justice is the mother of dissolution. - Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.

yok olma
doom
yok olma
{i} extinction

They are in danger of extinction. - Onlar yok olma tehdidi altında.

I want to help Native Americans to save their languages from extinction. - Onların dillerini yok olmaktan kurtarmak için yerli Amerikalılara yardım etmek istiyorum.

yok olma
{i} evanescence
Турецкий язык - Турецкий язык
Ortadan kalkmak, kaybolmak, varlığı sona ermek
mahvolmak
(Hukuk) ZAYİ OLMAK
kaçmak
batmak
yok olmak
Избранное