The factory is producing a new type of car.
- Fabrika, yeni cins bir araba üretiyor.
They speak English in New Zealand.
- Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.
Is it a recent picture?
- O, yeni bir resim mi?
He recently traded in his jeep for a new Mercedes.
- O, son zamanlarda jipini yeni bir Mersedesle değiştirdi.
A novel idea occurred to me.
- Aklıma yeni bir fikir geldi.
A novelty wears off in time.
- Bir yenilik zamanla yok olur.
Tom asked Mary when she was going to buy a new pair of shoes for her youngest daughter.
- Tom Mary'ye en genç kızı için ne zaman bir çift yeni ayakkabı alacağını sordu.
It's easier to learn a new language when you are young.
- Gençken yeni bir dil öğrenmek daha kolay.
This laboratory is equipped with the latest computers.
- Bu laboratuvar en yeni bilgisayarlarla donatılmıştır.
Tom's latest movie just came out.
- Tom'un son filmi yeni yayınlandı.
She is an English teacher fresh from college.
- O üniversiteden yeni mezun bir İngilizce öğretmenidir.
Tom emptied the water out of the bottle before he refilled it with fresh water.
- Tom taze suyla yeniden doldurmadan önce, suyu şişeden boşalttı.
This house of ours has just been redecorated, and we haven't lived here for sixth months.
- Bizim bu evimiz sadece yeniden dekore edildi ve altı aylığına burada yaşamadık.
Tom put the new tablecloth he had just bought on the table.
- Tom satın aldığı yeni masa örtüsünü masaya koydu.
Tom rewrote his essay and turned it in a day late.
- Tom denemesini yeniden yazdı ve onu bir gün geç teslim etti.
I like to use the new font lately.
- Son zamanlarda yeni yazı türü kullanmayı seviyorum.
Mary used her smartphone as a mirror to touch-up her makeup.
- Meryem makyajını yenilemek için akıllı telefonunu ayna olarak kullandı.
Tom wants to buy a new smartphone.
- Tom yeni bir akıllı telefon almak istiyor.
We'll stop at the New Osaka Hotel and pick up Mr Takakura.
- Biz Yeni Osaka otelinde duracağız ve Bay Takakura'yı alacağız.
A new hotel will be built here next year.
- Burada önümüzdeki yıl yeni bir otel inşa edilmiş olacak.
Washington's neocons believe that there is a clash of civilizations that they're going to win.
- Washington'un yeni muhafazakarları onların kazanacakları bir medeniyetler çatışması olduğuna inanıyor.
Layla's nightmare was only just beginning.
- Leyla'nın kabusu daha yeni başlıyordu.
I only just met them.
- Onlarla daha yeni tanıştım.
Recently, I moved to a new apartment.
- Geçenlerde yeni bir daireye taşındım.
He just recently introduced his new girlfriend to his mother.
- Kısa süre önce yeni kız arkadaşını annesine tanıttı.
Tom and I are newlyweds.
- Tom ve ben yeni evlileriz.
The priest blessed the newly built church.
- Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.
A freshly baked cake doesn't cut easily.
- Yeni pişirilmiş bir kek kolayca kesilmez.
I love the aroma of freshly brewed coffee.
- Yeni demlenmiş kahve kokusunu seviyorum.
I haven't renewed my subscription.
- Aboneliğimi yenilemedim.
I had my driver's license renewed last month.
- Sürücü belgemi geçen ay yenilettim.
A new broom sweeps clean.
- Yeni bir süpürge temiz süpürür.
He made a clean break with them.
- O onlarla yeni bir sayfa açtı.
His new job further separates him from his family.
- Onun yeni işi onu ailesinden daha çok ayırıyor.
Tom's computer is much newer than mine.
- Tom'un bilgisayarı benimkinden çok daha yeni.
Tom's bicycle is much newer than mine.
- Tom'un bisikleti benimkinden çok daha yeni.
A few days after new moon, we see a thin crescent in the western evening sky. The crescent Moon waxes, or appears to grow fatter, each night.
- Yeni aydan sonra birkaç gün batı akşamı gökyüzünde ince bir hilal görürüz.Hilal ay her gece gittikçe büyür ya da şişmanlıyor gibi görünür.
Tom and Mary were among the new arrivals.
- Tom ve Mary yeni gelenler arasındaydı.
He compared his car to the new model.
- Arabasını yeni modelle karşılaştırdı.
Tom suggested that I wait until the new model came out before I bought an iPhone.
- İPhone almadan önce yeni modeli çıkana kadar beklememi önerdi.
Tom and Mary are still newlyweds.
- Tom ve Mary hala yeni evliler.
Tom and I are newlyweds.
- Tom ve ben yeni evlileriz.
I have attempted to create a good essay which utilizes my Japanese, but my professor said that much of it was incorrect and that I have to do it all over again.
- Japoncam için faydalı olacak güzel bir yazı hazırlamaya çalıştım, ama öğretmenim yazıda epey yanlışlar olduğunu ve yeni baştan yazmam gerektiğini söyledi.
If you had to do it all over again, what would you do differently?
- Yeni baştan yapman gerekse neyi farklı yapardın?
The capital of India is New Delhi.
- Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'dir.
They arrived in New Delhi on July 9th.
- 9 Temmuzda Yeni Delhi'ye vardılar.
We're having a housewarming party this evening.
- Biz bu akşam yeni eve taşınma partisi veriyoruz.
In Papua New Guinea, there are 850 different languages spoken by Papuans.
- Papua Yeni Gine'de, Papualılar tarafından konuşulan 850 farklı dil vardır.
Thursday Island is situated in the Torres Strait between Australia's northernmost Cape York and New Guinea.
- Thursday adası Avustralya'nın en kuzeyindeki Cape York ve Yeni Gine arasındaki Torres boğazında bulunmaktadır.
Have you written all the New Year's cards already?
- Tüm Yeni Yılın kartlarını şimdiden yazdın mı?
Soon the new year comes around.
- Yakında yeni yıl geliyor.