The production has visual appeal for the audience.
- Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.
Tom and Mary bought a handmade rug.
- Tom ve Mary el yapımı bir halı aldı.
All of them were handmade things.
- Onların hepsi el yapımı şeylerdi.
The production has visual appeal for the audience.
- Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.
According to the makers of the Oxford English Dictionary, there are over 800,000 words in the English language.
- Oxford İngilizce Sözlük'ün yapımcılarına göre İngilizce dilinde 800.000 'den fazla sözcük vardır.
I think Tom's homemade cookies are better than the ones Mary makes.
- Sanırım Tom'un ev yapımı kurabiyeleri Mary'nin yaptıklarından daha iyi.
The building is under construction.
- Bina yapım aşamasındadır.
The building is already under construction.
- Bina zaten yapım aşamasında.
That old man had been making homemade whiskey for fifty years.
- O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.
My mother gave me a pair of gloves of her own making.
- Annem bana kendi yapımı bir çift eldiven verdi.
A new road is under construction.
- Yeni bir yol yapım aşamasındadır.
The rightmost lane is now under construction.
- En sağdaki şerit yapım aşamasındadır.
When's the last time you ate homemade cookies?
- En son ne zaman ev yapımı kurabiye yedin?
That old man had been making homemade whiskey for fifty years.
- O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.